. Bugün yapmak isteyip de yapamadığınız projelerin sebebi sadece kendinizsiniz.

İlginay

İş adamının gözünü açan mentorluk seansı

Mentorluk seansına gelen danışanım bir çıkmaza girmiş. Durum şu: ailesini mutlu etmeye çalıştığı bir hayatı var ve bunun farkına varmış. Sosyal koşullanma ve ahlak kuralları sebebiyle kendi özünden kopmuş kişilerin hayat amaçlarını kaybetmeleri ve mutsuz olmaları benim sık çalıştığım konulardan bir tanesi.  Seansımızda sonuç almış mentorluk sorularıyla ilerliyoruz.

Danışanım kendisiyle ilgili konuların o kadar farkında ki ender bulunan cinsten. Çünkü erkeklerde böyle bir farkındalığa az rastlıyorum. Kişisel gelişime önem veren erkeklerle karşılaşınca seviniyorum.  Bu konulara önem verenler iş ve sosyal hayatlarında daha iyi birer iletişimci ve daha uyumlu oluyorlar.

Danışanım hayatı boyunca anne ve babasını mutlu etmeye çalışmış olan 38 yaşında bir iş adamı. Kendi işinin sahibi. Aile tarafından hep çok iş verilmiş, sen gençsin beceriklisin yaparsın denilmiş, bunun karşılığında ona verilen ise hiçbir zaman hakkaniyetli olmamış. Sürekli bir beyin yıkama. “Anne, babanın hakkı ödenmez.” lafları. Hatta daha da ileri gidilerek “bu dünyada özverili ol, az kazansan da olur, karşılığında cennete gider, öbür dünyada rahat edersin” dini söylemleri. Tam da bu noktada danışanım bir şeyleri fark etmiş ve şunu söylüyor. “Peki bu dünya ne olacak, öyleyse burada cehennemi yaşıyorum”. Bunları değiştirmek için başladığımız mentorluk seanslarında konularını tek tek çalışarak ilerliyoruz.

Biz de Diamond ile çalışırken birçok konuyu fark ettik. Bugün yapmak isteyip de yapamadığı projelerin sebebi sadece kendisi. Kendi kendini sabote ettiğini çok güzel fark etti ve ifade etti. Tabi ki geçmişte alınan terbiye, hatta bir nevi beynin kodlanmaları sonunda çok da özgür kararlar veremiyor insanoğlu. Kendisini suçluyor. Karşı taraf negatif ve kötü niyetli olduğu halde aile büyüğü olduğu için halen daha onları gücendirmeden nasıl iş yapayım diye plan yapıyor. Sonuçta kaybeden ve mutsuz olan kendisinden başkası değil. “Bana karşı negatif davranan ve gelişmeme engel olan akrabalarımı mahcup etmemek için çaba harcadığımı fark ettim” cümlesini kurdu. Benim bu cümleyi anlamam çok güç oldu. Davranış şekilleri böyle olmasına rağmen halen daha ticari konularda onları mutlu etmeye çalışarak kendisi kişisel kayıplar yaşamaya devam ediyor. İnsanın gelişimine engel olan sosyal koşullanma ve ahlak kuralları işte burada devreye giriyor.

En şahane tespitimiz kendisiyle bağlantıda olmadığını keşfetmemiz oldu. Yunus Emre’nin de dediği “Bir ben var benden içeri”.  Bunu duymayız, bu bilgi kaynağımızı bilmeyiz. Danışanım aslında içinden geleni duyduğunu ancak önemsemediğini söyledi. İç ses “boşver bu sorumlulukları alma, sana faydası yok, hatta zararı var” diyor. Ama dinleyen kim. Yıllardır bizi yöneten sosyal koşullanmaları takip ederken kendi asıl varlığımın söylediklerini dinlemek de neymiş.

Sonuç ne? Önce zihin hastalanıyor, sonra da bedenim konuşmaya başlıyor, hastalanarak kendisini ifade ediyor. Eğer kısır döngüden çıkamaz isem özel hastanelere para kazandırmaya devam ediyorum.

Aldığım aksiyonlar beni bir yerlere getirdi ancak bugün bana artık yetmiyor. Mutlu olmak için ilerlemem lazım. Bunun da tek çözümü zihnimin kendi öz varlığımla bağlantıda ve hizada olması. Bu da ancak meditasyon yaparak mümkün.

Hayatımı başkalarının istediği değil kendi istediğin en yüksek ihtimalden yaşayabilmem zihin, varlık dengemi kurmamla mümkün. Hayat amacıma ulaşmam her gün amaçlarıma bakmak, odaklanmak ve disiplinli çalışmakla mümkün. Amaçlarımın kendi değerlerimle hizada olması sonuç almamı sağlıyor. Kendi değerlerimizin peşinde koşuyoruz aksi takdirde motivasyon ve ilhamı kaybediyoruz.

Danışanım kendi değerlerini bulduğu zaman rahat etti. Kendi varlığıyla bağlantıya geçerek, meditasyon yaparak güç kazandığını kendi kaynaklarını kullanmaya başladığını ifade etti. Ben de, yine sonuç aldıran bir mentorluk programı tamamlamış olmanın verdiği tatminle, hayat amacımı gerçekleştirmek için öğretmeye ve rehberlik etmeye devam ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TOP